5. Sınıf Hz. Muhammed (s.a.v.) ve Aile Hayatı Konu Anlatımı

1. HZ. MUHAMMED'İN (S.A.V.) EVLİLİĞİ VE ÇOCUKLARI

     Hz. Muhammed (s.a.v.) gençlik çağlarında ticaret ile uğraşıyordu. Hem iş hayatında, hem de normal yaşantısında dürüst ve güvenilir bir insandı. Bu yüzden insanlar O'na "Muhammedül emin (güvenilir Muhammed)" diyorlardı. Hz. Hatice ise dul, zengin ve ahlaklı bir tüccardı. İşlerini yürütecek güvenilir bir insana ihtiyaç duyuyordu. Peygamberimizin ticaret hayatındaki başarısını ve güvenilirliğini işitince O'na işlerini yürütme teklifinde bulundu. Peygamberimiz bunu kabul etti.
     Peygamberimiz, Hz. Hatice'nin Şam kervanının başına geçti. Bu ticarette önemli kazançlar elde etti ve yeni mallar satın alarak Şam'dan geri döndü. Bu yolculukta yanında bulunan Hz. Hatice'nin yardımcısı Meysere, dönüşte Hz. Muhammed'in başarısını ve dürüstlüğünü Hatice'ye anlattı.Hz. Muhammed'ten etkilenen Hz. Hatice, yardımcısı aracılığıyla Hz. Muhammed'e evlenme teklifinde bulundu. Peygamberimiz bir süre düşündükten sonra bu teklifi kabul etti. Hz. Hatice ve Hz. Muhammed sade bir düğün töreniyle evlendiler.
     Peygamberimiz ile Hz. Hatice'nin evliliklerinden altı çocukları dünyaya geldi.
Kız çocukları: Zeynep, Rukiye, Ümmü Gülsüm, Fatıma.
Erkek çocukları: Abdullah, Kasım.
     Peygamberimizin erkek çocukları küçük yaşta, Hz. Fatıma dışındaki kız çocukları ise Peygamberimizden önce vefat ettiler. Peygamberimiz kızı Fatıma'yı, amcası Ebu Talib'in oğlu Hz. Ali ile evlendirdi. Peygamberimizin soyu, Hz. Fatıma ile Hz. Ali'nin çocukları olan Hasan ve Hüseyin'den devam etti.
     Hz. Hatice'nin vefatından sonra Peygamberimiz Hz. Mariye ile evlendi. Bu evlilikten de İbrahim adında bir erkek çocuğu dünyaya geldi. İbrahim de Peygamberimizden önce vefat etti.

     Peygamberimizin bütün çocukları: Zeynep, Rukiye, Ümmü Gülsüm, Fatıma, Abdullah, Kasım, İbrahim.

HZ. MUHAMMED'İN (S.A.V) AİLESİ İÇİNDEKİ ÖRNEK DAVRANIŞLARI 
 
- Peygamberimiz aile bireylerine derin bir saygı duyardı.
- Peygamberimiz eşini ve çocuklarını çok severdi.
- Peygamberimiz aile bireylerine şefkat ve merhametle yaklaşırdı.
- Peygamberimiz aile bireyleri arasında ayırım yapmazdı.
- Peygamberimiz kendisi ve ailesiyle ilgili konularda aile bireylerinin görüşlerine başvurur, onlara danışırdı.
- Peygamberimiz ev işlerinde eşine yardım eder, üzerine düşen görevlerini fazlasıyla yapardı.
- Peygamberimiz sevgisini belli eder, bunun için aile bireyleriyle şakalaşır, hoş vakit geçirirdi.
 
Konuyla ilgili örnekler:
     1- Bir keresinde torunları Hasan ve Hüseyin, Peygamberimizden kendilerine deve almalarını istediler. Peygamberimiz torunlarının bu isteğini o anda yerine getiremedi. Ancak çocuklar üzülmesinler diye dört ayak oldu ve şakayla karışık onlara şöyle dedi: "Haydi binin, bundan iyi deve mi olur?"
     Bu oyunu oynarlarken Hz. Ömer geldi ve çocuklara "Ne güzel bineğiniz var!" dedi. Peygamberimiz de "Onlar da ne güzel biniciler!" diye buyurdu.
     2- Peygamberimiz bir gün torunlarından birini kucağına almış, onunla şakalaşıyor ve onu öpüyordu. O'nun bu davranışını şaşkınlıkla seyreden bir arkadaşı "Ey Allah'ın Resulü! Benim on tane çocuğum var. Ama bugüne kadar hiçbirini öpmedim" dedi. Peygamberimiz onun bu sözlerine hayret etti ve "Merhamet etmeyene merhamet olunmaz." dedi.
     3- Peygamberimiz kızlarının evlenmeleri sırasında önce onların görüşlerini almış ve onlarla birlikte karar vermiştir.
     4- Peygamberimiz Hira Mağarasında Allah'tan ilk vahyi alınca çok korkmuş, heyecanlanmış ve hemen evine gidip durumu eşi Hz. Hatice'ye anlatmış, onun görüşüne başvurmuştur.
 
HZ. MUHAMMED'İN (S.A.V.) AİLESİNİN ÖRNEK DAVRANIŞLARI 
 
1- Hz. Muhammed'in ailesinde sevinçler ve sıkıntılar paylaşılırdı
     Peygamberimizin kızı Zeynep'in çocuğu hastalanmıştı. Peygamber Efendimiz durumu haber alınca kızını ve torununu görmeye gitti. Bu duruma çok üzüldü ve onları teselli etti. Torununun tedavisi için gereken her şeyi yaptı.
 
2- Hz. Muhammed'in ailesinde misafire cömert davranılırdı
     Bir gün bir kadın iki kızıyla birlikte Peygamberimizin evine geldi. Peygamberimizin eşi Hz. Aişe kadına üç tane hurma verdi. Kadın kızlarına birer hurma verdikten sonra üçüncü hurmayı da aralarında paylaştırdı. Kadına hurmaları niçin verdiğini soranlara Hz. Aişe "İstedim ki kapıya gelen boş gitmesin" diye cevap verdi.
     Bir gün Hz. Muhammed (s.a.v.) arkadaşlarıyla beraber evine geldi.Eşine yiyecek varsa getirmesini söyledi. Eşi evde olanlardan getirdi. Peygamberimiz ve ailesi, imkanları kısıtlı olmasına rağmen misafirlerini en güzel şekilde ağırladılar, onlara cömertçe davrandılar.
 
3- Hz. Muhammed'in ailesinde israftan kaçınılırdı
     Peygamberimizin kızı Hz. Fatıma'nın düğünü çok sade bir törenle gerçekleşti. Çeyizi de çok sade idi. Kızının çeyizinin sadeliğini gören Peygamberimiz şöyle dua etti: "Ya Rabbi, israftan çekinen insanlara bu eşyaları hayırlı eyle."
     Peygamberimizin evi de çok sade idi. Bir yatak, bir yastık, birkaç hasır ve oturmak için bir post O'nun ev eşyalarıydı.
 
4- Hz. Muhammed'in ailesinde akrabalık ve komşuluk ilişkilerine önem verilirdi
     Peygamber Efendimizin komşularından olan Habbab bir yolculuğa çıkmıştı. Habbab'ın keçileri vardı ancak evinde kendisinden başka keçilerini sağmayı bilen başka biri yoktu. Bu yüzden Habbab yolculuktan dönünceye kadar Peygamberimiz her gün onun keçilerinin sağılmasına yardımcı oldu.
 
5- Hz. Muhammed'in ailesinde öksüzler ve yoksullar gözetilirdi
     Hz. Peygamber, bir bayram sabahı Medine sokaklarını dolaşıyordu. Çocuklar bayramlık elbiselerini giymiş ve sevinç içerisinde kendi aralarında oynuyorlardı. Kenarda yalnız başına oturmuş küçük bir çocuk Peygamberimizin dikkatini çekti. Elbiseleri yamalı ve ayakkabıları yırtık olan bu çocuk elleriyle yüzünü kapatarak ağlıyordu. Peygamberimiz hemen onun yanına gitmiş ve şöyle demişti: "Yavrucuğum! Bu güzel bayram gününde niçin ağlıyorsun?" Küçük çocuk, başını kaldırmamış ve soruyu soranın kim olduğuna bakmamıştı. İçini çekerek şöyle cevap verdi: "Babamı hatırladım. Geçen bayramda beraberdik. Ama şimdi aramızda değil. Peygamberimizle savaşa gitti ve şehit oldu. Keşke bu bayram da yanımızda olsaydı." Küçük çocuğun bu sözlerini dinleyen Peygamberimiz çok üzülmüştü. Onun başını okşayarak şöyle dedi: "Üzülme yavrucuğum. Eğer istiyorsan ben baban olayım, Ayşe annen, Fatıma da ablan olsun. İstemez misin?" Bu teklif karşısında şaşkına dönen küçük çocuk, karşısındaki kişinin Hz. Muhammed olduğunu anlamıştı. Hemen Peygamberimizin bu teklifini kabul etmiş ve onunla birlikte evine gitmişti. Hz. Ayşe ve Hz. Fatıma küçük çocuğu bağırlarına bastılar. Saçlarını tarayarak güzel elbiseler giydirdiler ve yemek yedirdiler. Sevinç içerisinde tekrar sokağa koşan bu küçük çocuk, arkadaşlarının yanına gitmiş ve onlarla beraber oyuna katılmıştı. Kendisine şaşkınlıkla bakan ve durumu merak eden arkadaşlarına sevinçle şöyle demişti: "Artık benim de dünyalar iyisi ve kalbi merhametle dolu bir babam var. Bir de saçlarımı tarayan şefkatli bir annem ve elbiselerimi giydirip beni seven bir ablam var."  
Hazırlayan: Hüseyin ARASLI(www.huseyinarasli.com)

 

 

SORUN BİLDİR